top of page

Kinesioloji Bantı Gerçekte Nasıl Çalışıyor?

Güncelleme tarihi: 9 Eki 2022

İnsanlar kinesioloji bantlarını gördüklerinde ilk akıllarına gelen sorular genellikle “Gerçekten işe yarıyor mu?”, hemen sonrasında da “Nasıl çalışıyor?” oluyor. Ne yazık ki, bu bantların ne yaptıklarına ve nasıl yaptıklarına dair birçok yanlış algı mevcut. Bu yazıda sizlere bilimin bu konuda ne söylediğini anlatmaya çalışacağız!

Kinesioloji bantının tüm etkileri bantın mekanik ve nöro-duyusal aksiyonundan geliyor. Kinesioloji bantı cilde yapıştırıldığında, bazı havalı etkiler oluşmaya başlıyor. Bant esnekliği sayesinde uygulandığı cildi mekanik olarak kaldırıyor, bazı durumlarda ise baskı uyguluyor. İnsan cildinin ve altındaki dokuların enine kesitine baktığınızda, her bir doku katmanının altındakine bağ dokular aracılığıyla bağlandığını görüyorsunuz. Bu nedenle bant ile ciltte bir kaldırma etkisi yarattığınızda bu etki daha derin katmanlara transfer oluyor ve bantın uygulandığı bölgenin altındaki dokuda dekompresyon (baskıyı azaltma) etkisi oluşturuyor.




Dekompresyon Terapisi


Mekanik kaldırma etkisi en iyi, kinesioloji bantı şişmiş ve morarmış bölgelere uygulandığında gözlemleniyor. Kinesioloji bantının etkilenen bölge üzerinde yayılarak uygulanması sonrası enflamasyon ve morarmalarda çok dramatik değişiklikler olduğunu defalarca gözlemledik. genellikle 1-2 gün içerisinde morarma tamamen kayboluyor, ve kronik ödem ve şişkinlik oluşturan lenfektomi ya da diğer operasyonlar sonrası uzuvlardaki ödemde heyecan verici etkiler oluşuyor. Yüksek olasılıkla ciltte ve altındaki katmanlarda oluşan dekompresyon etkisi sayesinde, lenfatik kanallar ve kan damarları sıvıları daha etkili temizleyebiliyor ve bu büyük değişiklikler oluşuyor.



Ağrı Yönetimi


Kaldırma etkisi morluklarda daha kolay gözlemlenebilirken aynı etki ağrının da azalmasına yardımcı oluyor. Doku dekompresyonu sayesinde serbest sinir uçlarındaki mekanik baskıyı azaltan bir etki oluşabiliyor. İskelet kas sistemindeki kronik rahatsızlıklar genellikle fasya dokusunun kayma ve hareket etme yetisinin azalması ile bağdaştırılıyor. Kinesioloji bantının esnekliği ile bu katmanlarda oluşturulan dekompresyon, kaymanın ve hareket yetisinin gelişmesine yardımcı olabiliyor ve bu durum da rahatsızlıkların azalmasından sorumlu olabiliyor.






Hareket Düzeltme


Bir noktaya kadar, beyin hareket hakkında, kuvvetin şiddeti ve kuvvetin cilt ile bağ dokudaki yönüne göre karar veriyor. Bu özellikle, farklı kuvvetleri algılama yetisinin yüksek olduğu parmaklarda ön plana çıkarak insanın sahip olduğu becerikliliğin temelini oluşturuyor. Elastik bant ile farklı yönlerde oluşturulan kuvvetler hareket paternlerini aynı bu yolla değiştirebilir. Klinisyenler, özellikle dizleri ve omuzları bantlarken bu durumu sürekli gözlemliyorlar. Bantın esnekliğini kullanarak cilt ve altındaki katmanlarda oluşturulan germeler ile beyindeki algıyı değiştirerek farklı bir yanıt oluşması sağlanabiliyor. Beyinden çıkan ve bizi ilgilendiren 2 ana yanıt hareket ve rahatsızlık, ve kinesiolojik bantlamanın bize sağlayacağı en büyük katkılar da, en basit dille, beyindeki algıyı değiştirip farklı bir yanıt yaratarak rahatsızlıkta azalma ve/veya daha iyi hareket yetisini sağlamak oluyor.

Konu biraz karışık olmaya başladı. Bu nedenle vermek istediğimiz mesaja geri dönersek, kinesiolojik bantlamanın şişkinliklerde gerileme, rahatsızlık hissinin azalması ve harekette değişiklik olarak karşımıza çıkan etkileri bantın mekanik etkilerinden ve bu etkiler ile beyinde oluşan değişimlerden kaynaklanıyor. Bantın cilde yerleştirilmesi ile oluşan dekompresyon ve yanal kuvvetler beyine giden sinyalleri değiştiriyor. Rahatsızlık hissi ve hareket yetisi beyinin yanıtları olduğu için hedef bölgeden gelen sinyalleri değiştirerek hem rahatsızlık hissinde azalma hem de daha iyi bir hareket sağlanabiliyor. Bu yolla, kinesyoloji bantı bedeni yapamayacağı ya da "yapmak istemediği" bir şeyi yapmaya zorlamıyor. Sadece fonksiyonların düzelmesi için teşvik ediyor ve beyni daha fazla bilgi ile destekliyor.


Oldukça havalı değil mi? Ne dersiniz?!


Yazar: Steve Agocs







539 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Commenti


bottom of page